HERKESE İYİ UYKULAR!

HERKES UYUR! Bazıları az, bazıları çok, bazıları günün belli saatlerinde bazıları ise canları ne zaman isterse.. Canlılar dinlenmeden yaşamlarını sürdüremezler. Uyku ise, yorgun bir vücudu dinlendirmenin en mükemmel yoludur.

Yani uyku, bizler için hayatî önem taşıyan bir nimettir. İnsanlar geceleri yatarak uyur. Normal olan da budur. Gece karanlığı uyumak ve dinlenmek için mükemmel bir zamandır. Peki ya diğerleri? Yani dünyayı paylaştığımız diğer canlılar? Onların nasıl, ne şekilde ve ne zaman uyuduklarını merak ediyor musunuz?

“Uyku” dedi gözlerim, “gaflet” dedi dillerim

Birkaç hafta önce öğrenciliğin kıymetini anlatan yazımın bir yerinde kendime has metotlarla günlük uyku süremi azalttığımı yazmıştım. Konu ile ilgili çok sayıda e-mail aldım. Bunların çoğunda da uyku azaltma metotları soruluyordu. Demek ki herkesin derdi fazla uyumak, uyuduğunda uyanamamak...

“Nasıl oldu da bunu halledebildin abi?” deniyordu.

Öncelikle fazla uyumanın zararı kadar, gereğinden az uyumanın da zararlı olduğunu hatırlatarak başlayayım. Bunun için de yaşınıza göre uyku sürenizin ne olması gerektiğini bilmeniz gerekir. Uyku severleri sevindirecek bir araştırmaya göre uykusunu yeterli derecede alamamış öğrencilerin başarılarının düştüğü gözlemlenmiş. Lise döneminde 8 saatlik günlük uyku yeterli olurken yaşın düşmesi ile uyku süresi artmakta. İlkokul seviyesindeki öğrencilerin günlük 10 saat uyku uyumaları tavsiye ediliyor. Annelerimizin o tatlı sesleri ile okudukları ninniyi unutmayalım: “Uyusun da büyüsün, ninni!” Gelişme çağında uykunun önemi büyüktür.

Teheccüt namazına kalkmak için ne yapmalı?

Efendimiz'in, "Ümmetime zor gelmeyeceğini bilseydim, onlara teheccüdü mecburi kılardım." diye buyurduğu eşsiz davete icabet etmekte neden zorlanıyoruz? Geç vakitlere kadar süren misafirliklerden ya da televizyon izlemekten yorgun mu düşüyoruz? Rahmet kapılarının sonuna kadar açık olduğu saatlerde dünyevi bahanelerimize yenik düşmemek için neler yapmalıyız?

Teheccüt, maddî-manevî sayısız sıkıntıları, arzuları ve emelleri bulunan insanoğluna sunulan eşsiz bir hazine. Kulun, Rabb'ine derdini döktüğü, yardım istediği çok özel dakikalar. Tahmin edildiğinden çok daha derin manaları olduğu şüphesiz. Peki, bu eşsiz davete neden icabet etmiyoruz? Çok mu yoğunuz, çok mu yorgunuz? Geç vakitlere kadar süren misafirliklerden, dizi ve tartışma programları izlemekten ya da internette nasıl geçtiğini anlayamadığımız dakikalardan sonra yorgun düşüp bu nurlu zaman diliminden nasiplenemiyoruz ne yazık ki.

Doğru Uyku stratejimiz ne olmalı?

“Bizim uyku stratejimiz ne olmalı?” diyorsanız size konuyla alakalı araştırmalar yapan Muhammed Bozdağ’ın, hadisler ışığında doğru uyku stratejisi hakkında yaptığı şu tavsiyelerini önerebiliriz:

1. Günde 6–-7 saatten fazla uyumamalıyız.

2. Öğlen 30 dakika süreyle (11.00–-13.30 arasında) ve gece 23.00-–05.30 arası (1 saatlik kayma olabilir) uyuyor olmalıyız.

3. Sabah erken kalkmalı ve öğlen vaktine kadar bir daha uyumamalıyız.

4. Tok uyumamalı, yemeğimizi uykudan 2,5 saat önce yemeliyiz.

5. Akşama yakın vakitte uyumamalıyız.

6. Uyku öncesinde vücut adalelerimizi gevşetmeliyiz.

7. Gürültülü, kötü kokulu, çok yumuşak veya tümsekli zeminde uyumamalıyız.

Doğru vakitte uyuyun ömrünüz bereketlensin

Günlük koşuşturmalardan arta kalan vaktini uykuya ayıran, uykunun önemine dikkat etmeyen modern insan şimdilerde bunun neticeleriyle boğuşuyor. Gün içinde sürekli uykulu oluyor, sabah dayak yemiş gibi kalkıyor, gündüzleri dikkatini toplayamıyor, verimi düşüyor ve şişmanlıyor. Oysa uyku, çalışmak, yemek yemek, alışveriş yapmak ve sinemaya gitmek gibi tercih ettiğiniz her türlü aktiviteden daha önemli bir ihtiyaç.

Uyku, vücudumuzun dinlenmesi ve bir sonraki güne hazırlanması adına Rabb'imizin bahşettiği çok büyük bir nimet. Bu nimetin kadrini işlerinin yoğunluğundan dolayı uykusuz kalanlar çok daha iyi bilirler. Uyku ihtiyacımızı zaman açısından günün sonunda yani gece gideririz. Bazı durumlarda da gün içinde de uyumak ve dinlenmek isteriz.

UYKU TUTMAYAN KIMSENİN OKUYACAĞI DUA

Peygamber efendimizin uykusuzluğa tutulan sahabe Zeyd b. Sabit r.a. hazretlerine tavsiye ettiği uyku duası aşağıda..

“Allahumme ğarati’n-nücûmü ve hedeetil uyûnu, ve ente Hayyün Kayyûmün lâ-te’hüzüke sinetün ve lâ nevmün, yâ Hayyü yâ Kayyûmü ehdi leyli ve enim ayni.”

Manası:
Ey Allahim ! Yıldızlar battı, gözler sakinledi, ( ve yumuldu )
Sen hayat sahibi ve daima duran( ve tutan ) sın. Seni ne bir uyuklama tutabilir ne de uyku.
Ey Hayat sahibi, Kayyum ( olan Allahim), gecemi sakin kıl.gözlerimi uyutuver.

İzah:
Ashabdan Zeyd b. Sabit r.a. uykusuzluğa tutulmuş ve bu hastalığından Efendimize bahs etmişti.
Rasulullah S.A.V. kendisine bu duayı okumasını tavsiye buyurdu.
Zeyd b. Sabit r.a. dua yı okuyunca Allah-ü Teala kendisinden o hali giderip şifa verdi.

Mehmed Emre büyük Dua Kitabi s.95 –

Güçlü bir bellek için ne kadar uyku?

Uykusuz kalındığında bozulan ilk işlevlerden biri de bellek, dil becerileri, soyut düşünme ve değerlendirme gibi bilişsel fonksiyonlardır. Geç saatlere dek uykusuz kalmak bir süre sonra kişide bellek sorunlarının oluşmasına yol açar.

İSTANBUL - Verimli bir iş yaşamı için kişinin ortalama 8 saat uyuması gerektiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz, uyku eksikliğinin yol açtığı sonuçları anlattı.

Tıbbın uyku ile henüz bilmediği çok şey olmakla birlikte artık biliyoruz ki bedenin onarımı, çeşitli madde ve hormonların sentezi, hafızanın yapılandırılması, psikolojik dinlememiz uykunun belli dönemlerinde gerçekleşiyor.

“Uyku tekdüze bir süreç değil. Uykuya dalış, yüzeyel uyku, derin uyku ve rüya ile ilişkili -REM- (rapid eye movement = hızlı göz hareketleri) olmak üzere dört dönemi bulunuyor. Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz yetişkin bir kişinin ihtiyaç duyduğu uyku süreleri ile ilgili şu bilgileri verdi:

Niçin uyuyoruz?

İşte hayatımızla ilgili son derece önemli bir soruya bir süpriz cevap daha! “Hiç kimse bilmiyor.“ C

evabın kolay olduğunu, uykuda enerjimizi şarj ettiğimizi söyleyebilirsiniz, ama bilimsel araştırmalar bunu göstermiyor. Yapılan araştırmalarda, İngiltere’de 70 yaşında bir kadının, her gece bir saat uyuyarak, hatta bir keresinde 56 saat uyanık kaldıktan sonra sadece 1,5 saat uyuyarak ertesi gün tam performans ile hayatını sürdürebildiği gözlemlenmiştir.

Aslında normalde, hepimizin bildiği gibi, bir gece dahi uyuyamasak, ertesi gün adrenalin nedeni ile bütün aktivitelerimiz yavaşlamaktadır. İki gece üst üste uyumayan insanda ise durum daha kötüdür. Dikkat ve konsantrasyon düşer, hatalar artar.

Üç günden sonra insan hayal görmeye başlayabilir, düşünce berraklığı kaybolur. Daha sonra ise artık insan gerçekle ilişkisini keser. Fareler üzerinde yapılan deneylerde bir canlıyı uyanık tutmaya çalışmakla ölümüne neden olunabileceği ispatlanmıştır.

Rüyaları hep kadınlar görür...

Rüyaları hep kadınlar görür. Erkekler sadece seyreder rüyalarını, seyreder ve unuturlar. Üzerinde durmazlar. Erkeklerin rüyalarla temasları dokunmalıktır, ellerini sürer, dokunur ve geri çekilirler. Oysa kadınlar dokunmakla kalmaz, tutar ve kavrarlar rüyalarını.

Kavramakla da kalmaz saklarlar. Arşivlemek kadınların işidir. Ta genç kızlığında gördüğü rüyaları bir kenara not etmiş, hatta notlarından defterler derlemiş kadınlar tanıyorum.

En çok kadınlar danışır rüya alemine. Diyelim ki önemli bir karar var bir an evvel vermeleri gereken ya da asker yolu gözlüyorlar veya bekledikleri bir havadis var bir türlü gelmeyen, açar Kur'an-ı Kerim'i yatarlar istihareye. Gündelik hayatın vermediği cevapları rüya aleminden toplarlar. Bugün olduğu gibi dün de rüyaları hep kadınlar görürdü. Osmanlı İmparatorluğu'nda kaç kadın mutasavvıf rüyalar üzerinden temas kurdu şeyhi ile? Kaç kadın hakikat arayışına bu limandan çıktı? Bugün olduğu gibi dün de...

Sorunlarınızı çözmek için uyuyun

ABD'de yapılan araştırmaya göre uyumak, sorunların çözümünün bulunmasına yardımcı olabiliyor.

İngiliz basınında yer alan habere göre, California Üniversitesi'nden Psikiyatri Profesörü Sara Mednick ve ekibi tarafından yapılan araştırmada, insanların uykudan sonra daha etraflıca ve çabuk düşünebildiği, hatta rüya görürlerse zekalarının daha da keskin çalıştığı ortaya çıktı.

Araştırmada, genç yetişkin deneklere yaratıcı görevler verilerek, çok sayıda üç kelimelik gruplar gösterildi ve üçüyle bağlantılı dördüncü kelimeyi bulmaları istendi.

Günün sonuna doğru katılımcıların uyumasına izin verildi ve manyetik rezonans görüntüleme cihazıyla uyku sırasında beyinleri gözlendi. Daha sonra yine aynı ve yeni görevler verilerek buna tepkileri incelendi.

Anket

Rüyalarınızı Hatırlıyor musunuz?:

Son yorumlar

İçeriği paylaş