Rüyaları hep kadınlar görür...

Rüyaları hep kadınlar görür. Erkekler sadece seyreder rüyalarını, seyreder ve unuturlar. Üzerinde durmazlar. Erkeklerin rüyalarla temasları dokunmalıktır, ellerini sürer, dokunur ve geri çekilirler. Oysa kadınlar dokunmakla kalmaz, tutar ve kavrarlar rüyalarını.

Kavramakla da kalmaz saklarlar. Arşivlemek kadınların işidir. Ta genç kızlığında gördüğü rüyaları bir kenara not etmiş, hatta notlarından defterler derlemiş kadınlar tanıyorum.

En çok kadınlar danışır rüya alemine. Diyelim ki önemli bir karar var bir an evvel vermeleri gereken ya da asker yolu gözlüyorlar veya bekledikleri bir havadis var bir türlü gelmeyen, açar Kur'an-ı Kerim'i yatarlar istihareye. Gündelik hayatın vermediği cevapları rüya aleminden toplarlar. Bugün olduğu gibi dün de rüyaları hep kadınlar görürdü. Osmanlı İmparatorluğu'nda kaç kadın mutasavvıf rüyalar üzerinden temas kurdu şeyhi ile? Kaç kadın hakikat arayışına bu limandan çıktı? Bugün olduğu gibi dün de...

Ne tuhaf, rüyaları hep kadınlar görür de tabirlerini hep erkekler yapar. Rüya tabirleri kitaplarının yazarları da, yayıncıları da hep erkektir Türkiye'de. Bu kitapları oluştururken kadınların tecrübelerinden pek yararlanmazlar. Daha ziyade, daha evvel basılmış kitaplara sadık kalırlar. Bu sebeptendir ki habire kendini tekrar eder rüya tabiri kitapları. Asla gelişmez, yenilenmezler. Galiba kadınların bir an evvel kendi rüya tabirleri eserlerini yazmaları lazım, kendi tecrübelerinden hareketle.

Rüya Tabirleri Ansiklopedileri çocukluğumuzdan beri sebatla korumakta içeriklerini. Savaş mı çıkmış, uluslararası konjonktür mü değişmiş, yeni bir binyıl mı gelmiş.. ne gam, onlar sabitkadem aynen durmakta. Rüya Tabirleri Ansiklopedilerinin zamanı, sonsuz-zamandır ilk bakışta. Yapılan tabirlerin içeriği eskimez; dolayısıyla, güncellenmez. 2007 senesi itibarıyla, kimse rüyasında kadı görmese, velev ki gördü, o kendini tanıtmadıkça gördüğünün bir kadı olduğunu bilmese bile, ilgili madde yerli yerinde durur. Benzer şekilde, padişah, cübbe, ejderha, define, kafur, asa, anber, anka kuşu, kaftan, kılıç,... gibi maddeler de demirbaştan sayılır. Rüyada görülen veremin veya vebanın tabiri mevcuttur da, AIDS, kanser ya da hepatit B henüz ansiklopedilere girememiştir. Ne de bilgisayar, fax, CD ya da klonlanmış kuzu. Rüya tabirleri ansiklopedileri gündemi takip etmezler. Onların kendi takvimleri vardır. Yusuf'un ve firavunların âhir zamanına iğreti bir biçimde eklemlenmiş, kıyısından köşesinden tutturulmuş fani modernite takvimi.

Rüya Tabirleri Ansiklopedilerinin mekânı, sınırsız-mekândır ilk bakışta. Sadece burada değil, her daim her yerde geçerli olduklarından, ülkeler-kıtalararası yolculuklarda onları da yanınıza alabilirsiniz. Ne var ki gittiğiniz yerde olur da çöl yerine tundra, çadır yerine igloo, ya da ödağacı yerine yağmur ormanları görürseniz rüyanızda, bunların tabirini bulamazsınız kitapta. Rüya Tabirleri Ansiklopedileri coğrafi farklılıklarla ilgilenmezler. Onların kendi haritaları vardır. Arap yarımadasının çöllerinden, Binbir Gece Masalları'nın simyevi saraylarına uzanan, arada bu topraklara da uğrayıp, cennetin ırmaklarında son bulan, yarı dünyevi, yarı semavi bir harita.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Rüyalarınızı Hatırlıyor musunuz?:

Son yorumlar