Toprak Solucanı ve Kış Uykusu

Toprak solucanları soğuk ayları kış uykusuna yatarak geçiren hayvanlar arasında yer alıyorlar. Toprağın üç metre altına kadar inebilir ve bu derinliklere neredeyse yatay tüneller açarak ulaşırlar. Bu tünellerde hareket ettikçe dışkıları (gübreleri) ile bu tüneller sertleşir, pürüzsüzleşir ve sağlamlaşır. Tünelin sonunda kış uykusuna yatarlar.

Bu ve benzer birçok özelliği ile toprak solucanları gerçekten ilginç canlılar. Şimdi onların anatomilerinden biraz bahsedelim:

Toprak solucanı bir gün içinde, kendi ağırlığına denk miktarda besin maddesini sindirim borusundan geçirir. Hepçildir, hem et hem ot ile beslenir. İri taneli kumdan, ete kadar her şeyi tüketebilir. Favori yemeği yaprak çürüntüsüdür. Yaşadığı toprakta yeterli besin maddesi varken hiçbir canlıya dokunmaz. Yediklerinin üçte birini dışkı (gübre) olarak bırakırlar. Genelde gübreleri yüzeye çıkarak bırakırlar.

Solucanın, yuttuğu organik maddeyi fiziksel ezilmeyle parçalayan öğütücü bir midesi vardır ve bu yüzden de atıkların gübreye dönüştürülme süreci midede başlar. Eğer yiyeceği organik madde sertse, önceden kısmi hazmeden alkali püskürterek yumuşatmaya tabi tutar. Kasları sayesinde hareket ederler toprak solucanları. Kendi ağırlığının 60 katı olan bir taşı itebilecek güce sahiptirler. Solucanın hareketlerine yardımcı olan diğer bir özelliği de gövdesinin üzerini kaplayan, seta tabir edilen kıllarıdır. Solunumları deri üzerinden olur.

Doğaya önemli katkıları

Gübreleri mineral agrega partikülleri olup, drenajı, havalandırmayı ve kökleşmeyi geliştirici etkisi ile sömürülen toprağın hacmini arttırır ve böylece iyi bir kırıntı yapısının temellerini oluşturur. Eski bir açık maden ocağını zamanla iyi bir tarım arazisine dönüştürebilirler.

Son derece değerli gübreleri dışında, toprağı havalandırırlar, toprağın drenajını arttırırlar. Yarattıkları tünellerin suyu tutma gücü, tünel olmayan aynı tür topraktan 4-10 kat fazladır.

Nitrojen, fosfor ve potasyum gibi ana besinlerin yanında, molibden ve bakır gibi eser elementler de toprağın herhangi bir düzeyinde depolanabilir solucan gübreleri aracılığıyla kullanılabilir hale gelir. Bu da bitkilerin büyümesi için gerekli bir doğal prosesdir.

Solucan yedikçe, yiyecekteki besinsel elementleri bir araya getirir. Gübreler üzerinde yapılan deneyler, gübrelerin civardaki toprakla karşılaştırıldığında, 5 kat fazla nitrojen, 7 kat fazla fosfor, 11 kat fazla potasyum, 3 kat fazla magnezyum ve %40 fazla kalsiyum içerebileceğini göstermiştir. Ölü solucan protein açısından zengin olduğundan yararlı olup ve 10 mg a kadar nitrat sağlayabilir.

Ağır metallere gelirsek, solucanlarda ağır metal; kadmiyum, kobalt, civa ve çinko, girdi-çıktısı üzerine yapılan deneylerde, kadmiyumun ve civanın solucanlar tarafından en hızlı alınan metaller olduğu tespit edilmiştir.

Şimdi bu canlıları veya başka istemediğimiz canlıları, toprağımızdan def etmek için kullandığımız tarımsal ilaçlarla aslında ne kadar doğru bir iş yaptığımızı bir kere daha düşünelim.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Rüyalarınızı Hatırlıyor musunuz?:

Son yorumlar