“Uyku” dedi gözlerim, “gaflet” dedi dillerim

Birkaç hafta önce öğrenciliğin kıymetini anlatan yazımın bir yerinde kendime has metotlarla günlük uyku süremi azalttığımı yazmıştım. Konu ile ilgili çok sayıda e-mail aldım. Bunların çoğunda da uyku azaltma metotları soruluyordu. Demek ki herkesin derdi fazla uyumak, uyuduğunda uyanamamak...

“Nasıl oldu da bunu halledebildin abi?” deniyordu.

Öncelikle fazla uyumanın zararı kadar, gereğinden az uyumanın da zararlı olduğunu hatırlatarak başlayayım. Bunun için de yaşınıza göre uyku sürenizin ne olması gerektiğini bilmeniz gerekir. Uyku severleri sevindirecek bir araştırmaya göre uykusunu yeterli derecede alamamış öğrencilerin başarılarının düştüğü gözlemlenmiş. Lise döneminde 8 saatlik günlük uyku yeterli olurken yaşın düşmesi ile uyku süresi artmakta. İlkokul seviyesindeki öğrencilerin günlük 10 saat uyku uyumaları tavsiye ediliyor. Annelerimizin o tatlı sesleri ile okudukları ninniyi unutmayalım: “Uyusun da büyüsün, ninni!” Gelişme çağında uykunun önemi büyüktür.

Günlük uyku süremizi veya başka bir açıdan bakacak olursak uykuya düşkünlüğümüz biraz da bu konudaki alışmışlığımız etkiliyor. Geç saatte yatmalar vücudun epey yorgun olduğu anda yatılmasına sebep olduğundan dinlenme tam olarak sağlanamıyor. Geç yatıp geç kalkmayı alışkanlık haline getirenlerde günlük uyku süresinde de zaman içinde artış oluyor.

Alışkanlıkları yıkmak, önyargıları aşmak en zor işlerdendir. Yılların alışkanlığı bir çırpıda kaybolmuyor. Ayrıca vücut kendini yeni durumlara bir anda konsantre edemez, dengeler bozulabilir. Bu sebeple çok uyumaktan şikayet ederek günlük uyku süresini azaltmak isteyenlerin tedrici bir yol izlemesi gerekiyor. İlk yapılacak iş ortalama kaç saat uyuduğunuzu tespitten başlar. Mesela 9 saat ortalama uykunuz var. En az 15 gün boyunca yatış kalkış saatlerine de dikkat ederek 9 saatten bir dakika bile fazla uyumayacak şekilde uykunuzu ayarlayacaksınız. Arkasından 15 dakikalık bir kısaltmaya gidecek, yine iki hafta boyunca 8 saat 45 dakikalık bir uyku süresi belirleyeceksiniz. Birkaç haftada bir 15’er dakikalık azaltmalarla günlük ortalama uyku süreniz 1 saat azalabilir.

Gecikmeden yatmak, gün içinde uykunun bastırdığı anlarda çok kısa dahi olsa bir şekerleme yapmak, akşamları ağır yemeklerden kaçınmak da diğer yan tedbirlerden bazılarıdır. “Uyku öyle güzel bir şeydir ki uğrunda bütün gün uykusuz kalmak gerekir.’’ der Nietzsche. Uyku süresinin azaltılması yanında gün içinde verimin yüksek tutulması da önemlidir. Bunun için de kuşkusuz en etkili metot öğle uykusudur. Almanya’nın kuzeyindeki Vechta şehrinin idarecilerinden Frank Kaethler, işlerin daha verimli yürümesi için çalışanları öğle yemeğinden sonra yirmi dakika uyumaya teşvik etme projesi hazırlamış. Projeye ilk anda şüphe ile yaklaşan çalışanlar, zaman içinde hem verimlerinin arttığını hem de daha mutlu olduklarını fark etmişler. Dinimizde “kaylule” ismi ile anılan ve teşvik edilen öğle uykusu Endülüsler zamanında köylülerin hayatına öyle girmiş ki günümüzde hâlâ o yörede yaşayanların âdetleri arasında yer alıyor.

Öğle üzeri, hafif bir yorgunluk varken, yemeğin üzerine bastıran o uyku ne kadar güzel gelir insana bilirsiniz. Yarım saat veya 20 dakika öğle uykusu Fransız uyku araştırmacısı Fluchaire’ye göre gece dört saat uyuyan bir insanı bütün gün zinde tutuyor. Zira öğle uykusundan, beyin hafif uyku halini andıran dalgalar yayıyor, bu dalgalar ise vücudu çok dinlendiriyor.

İlmen faydalı, dinen manalı, keşfen de çok tatlı...

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Rüyalarınızı Hatırlıyor musunuz?:

Son yorumlar